HER GÜN HAREKETLI ST.PETERSBURG TURU

HER GÜN HAREKETLİ ST.PETERSBURG TURU

2 GECE 3 GÜNDÜZ *****348 € dan Başlayan Fiyatlarla

(Tur Tarihlerine göre Fiyatlarımızı Acentamızdan Sorunuz)

 

Saray Meydanı’nın kışın hediyesiyle beyaza boyanan damları, ve Dostoyevski’nin yazla birlikte şehre sarılan Beyaz Geceler’i, yıl boyu St. Petersburg’a eşlik etmeyi kendilerine görev bilir; çünkü beyaz en çok St. Petersburg’a yakışır.  “Doğu’nun Venedik’i” olarak da anılan müzeler şehri, etkileyici tarihi ve özgün mimarisiyle gezgin ruhunuza vereceğiniz en güzel armağan!

1. Gün

İstanbul >> St. Petersburg
St. Petersburg turu birinci gününe, meşhur State Hermitage Müzesi’ni ziyaret ederek başlıyoruz. Çarların kış sarayı olarak hizmet veren görkemli bina, günümüzde bir müze olarak kullanılıyor ve 3.000.000’dan fazla sanat eserine ev sahipliği yapıyor. State Hermitage, dünyanın en büyük ve en görkemli müzelerinden biri. Koleksiyonunda sadece Rus tarihinin değil, Avrupa kültürünün de önemli parçalarını bulunduruyor. Büyük Katerina döneminden bu yana Rus çarlarının topladığı tüm sanat eserleri, müzenin birbirinden etkileyici 360 adet odasında sergileniyor.

2. Gün

St. Petersburg
St. Petersburg turu ikinci gününde, Voskresenia Khristova Kilisesi ziyareti yapıyoruz. Takma adı ‘Kan Kilisesi’ olan bu yapı, klasik Rus Ortodoks mimari stiline göre yapılmış ve kızıl renkte kubbeler içeriyor. Kilisenin duvarları, toplam 7.000 metrekarelik bir alanı kaplayan mozaiklerle kaplı ve her biri muhteşem bir sanat eseri sayılıyor. Alışılmış kilise tasarımından oldukça farklı görünen Voskresenia Khristova rengârenk bir yapı ve her ziyaretçiyi büyülemeyi başarıyor. Kilisenin takma adı ise, 1881’de Çar II. Alexander’a düzenlenen suikastın burada gerçeklemiş olmasından kaynaklanıyor.

3. Gün

St. Petersburg
St. Petersburg turu üçüncü gününe, Kunstkamera Antropoloji Müzesi ziyareti yaparak başlıyoruz. 1714 yılında Çar I. Peter tarafından kurulan bu müze, oldukça farklı bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor; mutasyonlar! İki başlı inekler, deforme olmuş hayvanlar, tuhaf vücut parçaları… I. Peter, dünyanın dört bir yanından topladığı bu tuhaf parçaları, halkı eğitmek için kullanmayı amaçlıyor. Zira o dönemde, fiziki bir rahatsızlığı olan herkesin ‘nazara geldiğine’ inanılıyor. I. Peter, bunların doğal olaylar olduğunu göstermeyi amaçlamışsa da, planı ters tepiyor ve din adamları müze koleksiyonunu ‘Tanrının gazabının nelere kadir olduğunu’ göstermek için kullanmaya başlıyor! Kunstkamera Antropoloji Müzesi oldukça farklı bir deneyim vaat ediyor ve sergilediği koleksiyon gotik bir korku filmi içindeymişsiniz gibi hissetmenize neden oluyor.

4. Gün

St. Petersburg >> İstanbul
Otelinizde yapacağımız sabah kahvaltısının ardından çevre gezileri ve alışveriş için serbest zamanınızı dilediğinizce değerlendirebilirsiniz. 
Transfer almış olan misafirlerimizin uçuş saatlerinden 3 saat önce otellerinden alınarak transferleri gerçekleşecektir. Transfer almayı tercih etmemiş misafirlerimiz ise kendi imkanlarıyla uçuş saatlerinden 3 saat önce havaalanına geçebilirler.
İstanbul’a varışınızı takiben seyahatiniz son bulacaktır.

Fiyatlara dahil olan hizmetler

  • Oda Kahvaltı Konaklama
  • Uçuşlar
  • Havalimanı Vergileri
  • Havalimanı > Otel > Havalimanı Transferleri
  • Mesleki Sorumluluk Sigortası

Fiyatlara dahil olmayan hizmetler

  • Tur esnasında katılım gösteceğiniz tüm ekstra gezileriniz
  • 15 TL tutarındaki yurt dışı çıkış harcınız
  • Ücretli olması halinde, uçuş sırasındaki tüm catering hizmetleri
  • Tüm kişisel harcamalarınız
  • Otellerin uyguladığı günlük şehir vergileri (city tax)

 

Önemli Yerler

Ermitaj Müzesi
Ermitaj Müzesi

Louvre Müzesi ile yarışan Ermitaj, Avrupa’nın en büyük müzelerindendir. İçerisindeki eserler dünyanın dört bir yanından toplanmış olup İlk Çağ’dan günümüze kadar önemli arkeolojik kalıntıları içermektedir. Çariçe II. Katerina’nın satın aldığı sanat eserlerini toplamasıyla başlayan koleksiyon bugün 3 milyon eserin bulunduğu müzenin temellerini atmıştır. 1886 kapı, 1945 pencere, 1057 oda ve salon bulunan müzede uzmanlara göre her esere 1 dakika ayırdığınız takdirde 11 yılınızı müzede geçirmeniz gerekir. St. Petersburg’a giden herkesin mutlaka ziyaret etmesi gereken yerlerdendir.

Katerina Sarayı ve Parkı
Katerina Sarayı ve Parkı

İsmini muhteşem Petro’nun ölümünden sonra ülkeyi iki yıl yöneten eşi Çariçe Katerina’dan alan Katerina Sarayı’nın inşasına 1717 yılında başlanmıştır. Ancak 1756 yılında tamamlanan saray beyaz, mavi renk ve altın süslemem formlarıyla düzenlenmiştir. Mimar Rastrelli’nin rokoko mimarisi formunda yoğun altın kullanarak dizayn ettiği sarayın tamamı altın olan bir odası olduğu da efsaneler arasındadır. Sarayın içerisinde onlarca kilise, şapel ve düzenlenmiş geniş park- bahçeler bulunmaktadır.
 

Mariinsky Tiyatrosu
Mariinsky Tiyatrosu

Rusya’nın Neo-klasik mimari ile yapılmış en önemli eseri olan Mariinsky Tiyatrosu aynı zamanda ülkenin en meşhur kültür ve sanat merkezlerindendir. Özellikle oditoryumunun genişliği ve göz kamaştıran dekorasyonu ile ön plana çıkmaktadır.1783 yılından beri varlığını sürdüren opera ve tiyatro binası başlangıçta küçük ahşap bir bina iken bugünkü görkemine 19. Yüzyıl’ın ortalarına doğru kavuşmuştur. Rusya’nın en meşhur gösterilerine ev sahipliği yapan bu muhteşem binada bir akşam güzel bir gösteri izleyerek farklı bir deneyim yaşayabilirsiniz.

Peter ve Paul Kalesi
Peter ve Paul Kalesi

Peter ve Paul Kalesi, Rusya’nın ünlü hükümdarı ve aynı zamanda St. Petersburg’un mimarı olarak bilinen Muhteşem Petro tarafından İsveç Ordusu’ndan gelecek herhangi bir saldırıya karşı 1703 yılında Neva Nehri’nin kenarındaki bir adaya inşa ettirilmiştir. Hatta kalenin temelinin atıldığı gün olan 27 Mayıs tarihi de St. Petersburg’un doğum günü olarak kabul edilmiştir. Paul ve Peter Kalesi savunma amacının yanında dönemin siyasi suçlularının cezalandırıldığı bir hapishane olarak da kullanılması günümüzdeki önemini artırmıştır. Örneğin; Dosteyevsky, Gorki, Troçki ve Lenin’in abisi Alexander gibi isimler uzunca yıllar bu kalede tutsak edilmiştir. Kale ve hapishane bugün halkın ziyaretine açık hale getirilmiştir. Kale içerisinde kale ile aynı ismi taşıyan bir de katedral bulunmaktadır. Bu katedral 1712-33 yılları arasında St. Petersburg’da inşa edilmiş ilk taştan yapılma kiliseydi. 123 metre uzunluğundaki çan kulesi ise halen şehrin en yüksek yapısıdır.

Peterhof Sarayı
Peterhof Sarayı

Peterhof Sarayı, 7 park, 20 saray ve köşkten oluşan muhteşem bir mimari harikadır. Fransa’daki Versay Sarayı’ndan esinlenerek inşa ettiren Büyük Petro, bu sarayı yazlık ev olarak kullanıyordu. Aynı zamanda bir mühendis olan Petro, sarayın bahçesinde bulunan ve tamamen mekanik olan fıskiye düzeneklerini de kendisi yapmıştır. UNESCO Dünya Mirasları kapsamında koruma altına alınman Peterhof Sarayı, II. Dünya savaşı sırasındaki bombalardan oldukça etkilenmiş ancak 1000 kişinin üstündeki gönüllü ve askeri mühendisin çabalarıyla 1947 yılında yapılan restorasyonla eski görkemine kavuşturulmuştur.
 

Saray Meydanı
Saray Meydanı

Kış Sarayı ve Aleksandr Sütunu'nun bulunduğu meydan, Kanlı Pazar ve Ekim Devrimi gibi önemli olaylara sahne olmuştur.

Smolny Katedrali
Smolny Katedrali

Muhteşem kubbelere ve dış cephe ayrıntılarına sahip olan Simonly Katedrali’nin inşasına 1748 yılında başlanmış ve 1761’de tamamlanmıştır. Muhteşem Petro’nun davetiyle Rusya’ya gelen İtalyan Mimar Bartolomeo Rastrelli tarafından tasarlanan katedral başlangıçta kız öğrenciler için rahibe manastırı olarak kullanılmıştır. O dönem ülkenin ilk ve en ünlü kız okulu olan Simonly Katedrali uzun yıllar hizmet verdikten sonra önemini kaybetmiştir. 19. Yüzyıl’da yapılan restorasyonla koruma altına alınan yapı 1972 yılında da müze olmuştur.
 

St Petersburg Şehir Merkezi
St Petersburg Şehir Merkezi

Tamamı UNESCO Dünya Mirasları listesinde olan şehirde, tarih, mimari, sanat ve eğlenceyi bir arada bulabilirsiniz.

St. Isaac Katedrali
St. Isaac Katedrali

1858 yılında tamamlanan St. Isaac Katedrali’nin yapımı 40 yıl sürmüştür. 14.000 kişi kapasiteli katedral Rusya’nın en büyük Ortodoks Katedrali olmasının yanında St. Petersburg’un da baş kilisesidir. Sadece kulesinin inşası için 100 kg altın kullanılmıştır. Özellikle dış cephesinde yer alan heykellerin gerçekçiliği ve Fransız Mimarın, Pagan tapınak mimarisi ile harmanladığı eser şehrin en göz alıcı örneklerindendir. Yoğun mermer kullanılan katedralin giriş sütunlarında da kırmızı granitler bulunmaktadır. İç dizaynı ise görkemli ve nefes kesicidir. Tavan süslemelerinde yine yoğun altın ve malakit kullanılan katedral bugün yalnızca özel günlerde ibadete açıktır. II. Dünya Savaşı sırasında bomba uçaklarından koruyabilmek adına baştan aşağı gri renge boyanan ve restorasyonla bugünkü formunu alan St. Isaac Katedrali artık bir müze olarak kamuya hizmet vermektedir.

Tatar Camii
Tatar Camii

Tatar Cami, Rusya nüfusunun %30’unu oluşturan Müslüman topluluklar için Çar II. Nikola tarafından inşa ettirilmiştir. Çini süslemeli cami Orta Asya mimarisinin özellikle de Özbek stilinin izlerini taşımaktadır.

Voskresenia Khristova Kilisesi
Voskresenia Khristova Kilisesi

Çar II. Alexander’ın 1881 yılında suikasta uğradığı yerde inşa edilen Kilise, Sıçrayan Kanlar ismini bu olaydan dolayı almıştır. Ölüm tarihine gönderme yapmak amacıyla 81 metre yüksekliğinde bir de kule eklenmiştir. Alfred Parland tarafından 16. ve 17. Yüzyıl mimarisine uygun olarak tasarlanan kilise Barok, Klasik ve Modernist mimarinin zıtlıklarından çarpıcı bir ahenk oluşturacak şekilde inşa edilmiştir. Aynı zamanda Rus Mimarisi’nin tipik özelliklerinden olan soğan kubbe formu da bu tasarıma dâhil edilmiştir. Devrim sonrası yağmalanan ve harabeye dönen kilise, II. Dünya Savaşı’ndan sonra da St. Basil Katedrali’nin deposu olarak kullanılmıştır. Kilise ancak 1970’lerde 3,6 milyon ruble harcanarak çok başarılı bir restorasyonla bugün müze olarak koruma altına alınmıştır. Dış dizaynı kadar iç dekorasyonu da görkemli olan Sıçrayan Kanlar Kilisesi’nin mozaik ikonaları ve tavan süslemeleri görülmeye değer güzelliktedir.

 

Paylaşın:

Tur Rezervasyonu yapmak için iletişim bilgilerinizi bize gönderin, sizi arayalım...


Adınız

E-mail

Soyadınız

Telefonunuz

Mesajınız